Hakkımızda

Hoşgeldiniz!

İdeal İlişki Programı tüm donanımıyla size rehberlik edecek kendinizi tanıma,
bambaşka bir bakış açısıyla yeniden doğuş yolculuğudur.

Herkes hayatının kadınını veya erkeğini bulmak ve mutlu olmak ister, aidiyet hissetme doğuştan var olan içgüdüsel bir duygudur. Ancak bu her zaman filmlerdeki gibi olmaz. Çoğu kez yanlış insana rastlarlar, bazılarının ilişkisi en yakın oldukları anda bozulur, bazıları yürüyen ilişkileri, evlilikleri olduğu halde bir hayatı paylaşamaz, bazıları en yakın oldukları anda ayrılır, bazıları aşkı başkasında aramayı ister birlikteyken… Bu liste bu şekilde uzar gider. Sonuç olarak kişiler kendilerini mutsuz, yalnız bir boşlukta hissederler. Kişilerin sağlıklı ilişkiler kurup yönetebilmesi için kendilerini tanımaları, bilinçaltında yatan korkularını, öğretilerini aydınlatması, sorunlarına nasıl çözüm bulmaları gerektiğini öğrenmesi gerekir.

İdeal ilişki programı Dr. Şinda EZBER tarafından oluşturulmuş, kendinize ilişkinize bambaşka bir bakış açısı ile bakmanızı sağlayan tüm bu farkındalıkların kazandırılmasına rehberlik edilen yeniden uyanış serüvenidir. Güç yalnızca kişinin içinde var olur, ama bireyin çoğu kez bunu görebilen bir farkındalığı yoktur. İdeal ilişki programı bu farkındalığı ortaya çıkaran yol gösterici rehberdir. Kendinizi keşfedip ne istediğinizi bilmek önemli bir adımdır. Unutmayın ki başkalarıyla olan ilişkimiz kendimizle olan ilişkimizin yansımasıdır. Sağlıklı, güvenli ilişkiler kurabilme becerisini kazanabilmek ideal ilişki programıyla artık çok kolay…

Dr. Seyran Şinda EZBER

2007 yılında Dicle Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 2010 yılından beri aile hekimliği yapmaktayım. Yıllarca çalışmalarım sonucunda tespit ettiğim birçok hastalığın altında yatan neden aslında psikolojik etmenlerden kaynaklıydı. Direkt insanlarla iç içe olmak işim gereği onları anlamayı gerektirdi. Bunun farkındalığı benim bu alana olan ilgimi arttırdı. Çok sevdiğimi fark ettiğim bu alanda birçok eğitim aldım. Bu süreçte kendi içime döndüm, kendimi yeniden tanıdım, ilişkilerimi bu doğrultuda yeniden yapılandırdım. Bu kapsamda İdeal ilişki programı tüm donanımıyla size rehberlik edecek kendini tanıma, bambaşka bir bakış açısıyla yeniden doğuş yolculuğudur.

Eğitimler:

  • Cinsel terapi eğitimi CİTEB
  • Çift terapisi eğitimi CİTEB
  • Boşanma ve adaptasyon eğitimi CİTEB
  • EMDR temel/ileri seviye eğitimi Yrd.Doc.Onur Okan Demirci ZİON Psikiyatri Akademisi
  • EFT eğitimi sevgi keleş Esem Akademi
  • NLP practioner/master eğitimi Tutku Çetiner Ural NLP uzmanı ve eğitmen
  • Biyometrik yüz okuma ve profil tanımlama Mehmet Fatih Hanoğlu birey analiz uzmanı, dil bilimci
  • Aile danışmalığı eğitimi aknet eğitim kurulusu
  • Eğiticinin eğitmenliği novarge eğitim kurulusu
  • ACT kabul ve kararlılık terapisi eğitimi pavones eğitim /danışmanlık
  • ikna teknikleri eğitimi ayça törün program sunucusu-eğitmen

Bir ilişkinin ideal olabilmesi için öncelikle kişinin kendini tanıması gerekir. Kişi ne istediğini bilmelidir. Kurduğumuz en önemli ilişki kendimizle olan ilişkimizdir. Başkasıyla kurduğumuz ilişki bu bu ilişkinin bir aynasıdır. Biz kendimizi sevmezsek hiç bir zaman başkasını gerçek anlamda sevemeyiz. Aynı şekilde kendimize veremediğimiz değeri başkasından göremeyiz. Sevilmeye layık olduğumuzu düşünmüyorsak, gerçekten sevildiğimize hiç bir zaman inanmayız ve sürekli olarak şüphe içinde bir ilişki yaşarız.

Başkalarının bizi sevip önemsemesi bizim kendimizi sevmemiz için yeterli değildir. Kişinin kendi için kendini keşfetme sürecine girmesi gereklidir. Güç yalnızca kişinin kendi içinde var olur. Kişinin kendini tanıma yolculuğu bir farkındalık yolculuğudur. Kendisinin ne istediğini bilen biri başkasıyla da sağlıklı ilişkiler kurabilir. Sağlıklı ve güvenli ilişkiler kurma gücü bizim elimizde. Hegel’in Aşk Teorisi’nde dediği gibi ilişki “ben olanın ben olmayanlarla karşılaşmasıdır”

Bir ilişkinin ideal olabilmesi için kişilerin kullandığı iletişim dile ve duygu ifadesi önemli bir unsurdur. Açık, anlaşılır ve net bir dil kullanılmalıdır. İlişkilerde en büyük problemlerden biri anlaşılamama sorunudur. Bu durum çoğu kez kişinin kendi duygularını tanımamalarından yada karşısındaki kişinin o anlatmadan anlayabilmesini beklemesinden kaynaklanmaktadır. Ancak daha sizin kendinizde tanımadığınız veya ifade etmediğiniz duygunuzu karşınızdaki kişinin anlaması mümkün değildir. ilişkilerde anlamak ve anlaşılır olmak en önemli başlıktır. Bunun içinde kendini tanıma, net ve açık bir ifade ile iyi bir dinleme becerisi gereklidir.

İdeal bir ilişki sürecinde kişiler uyum içinde birbirlerinin benlik şekillenmesine ve gelişmesine katkıda bulunurlar. Bu da kişilerin birbirlerine kendi olabildikleri bireysel alanları tanımalarıyla mümkündür. İlişki içerisinde ben ve biz olunan zamanlar olmalıdır. Biz olunan zamanlar ortak zevklerin ve tercihlerin paylaşıldığı alanlardır. Ben oldukları zamanlar ise kendi ilgi alanları ve tercihlerini bireysel olarak gerçekleştirdikleri alanlardır. İlişki içerisinde bu sınırlara dikkat etmek önemlidir. Kişiler ben alanlarını yaşadıkları sürece biz olunan alanlara ilgisini devam ettirir. Bu şekilde ilişkiye olan ilgi sürdürülebilir. Bu durumun dengesi ilişki için önemlidir. Yani ne çok fazla biz alanında olunmalıdır ne de kişi ortak noktaların olmadığı ben alanında olmalı. Dengede bir ilişki süreci kişilerin ilişkiye ilgisini arttırır.

Sorunların birlikte aşıldığı yapıcı uyarıların değerlendirildiği kriz anlarında duygularımızdan arınarak objektif yaklaşım çözüm üretebildiğimiz ilişki şeklidir. ilişkiler duyguları ifade edebilme yoluyla kurulur. Ancak ifade edilemeyen duygular birikir ve patlar. Bazen kişiler korktukları için küçük düşeceklerini düşünürler ve duygularını ifade etmek istemezler, iletişimlerini kısıtlarlar. Buna bağlı olarak da kişi bir süre sonra karşısındaki kişinin davranışlarına anlamlar yüklemeye başlar. Anlaşılmadığını, sevilmediğini ve değer verilmediğini düşünebilir. Bu şekilde her soru kişiliğine saldırı olarak algılamaya başlar. Olayları objektif değerlendirme yetisinden uzaklaşır ve ilişki kısır bir döngüye girmiş olur. Oysaki ideal bir ilişkide anlamak ve anlaşılma önemlidir. Kişileri doğru-yanlış yada küçük düşürecek duygular yoktur.  Biriktirme yerine ifade yolunun seçilmesi gereklidir. Partnerler sorunları duygusal durumdan uzaklaşarak objektif değerlendirebilirse çözüm odaklı bir adım atılabilmiş olur. Kişiler sorunları kişilere ait düşünmek yerine ortak ilişki sorunu olarak görebilirlerse, tek tarafı suçlamadan vazgeçilir ve ilişkiye daha anlayışlı yaklaşabilirler.

Duygu 49%
Mantık 51%
İdeal İlişki 100%